Deli Yûnis



Bu bizim deli Yûnis (yunus). Çocukluğumuz onun hikayelerini dinleyerek geçti. Henüz ben küçükken ormanda üzerine taş yuvarlanması sonucu ağır yaralanmış şekilde bulunmuş ve eve getirmişler. Bir süre sonrada vefat etmiş. Çok güçlü kuvvetliymiş. Üstünde başında ne varsa sürekli elleriyle yırtarmış. Hatta çok kızdırırlarsa üzerinde ne varsa anadan üryan soyunurmuş. Bunu bildikleri içinde eğlenmek için kızdırırlarmış. Bu fotoğrafta olduğu yer yaylamızın çarşısı. Bir yaylaya göre yeterince büyük bir çarşıdır. Civar yaylalardan köylerden insanlar her pazar günü alışverişe gelir. Doğal olarak her pazar çok kalabalık olur. Fotoğraftan anlaşılacağı üzere bir kaç kendini bilmez hem  eğlence hem de fotoğraflamak için Yûnisi kızdırmış ve o da çırıl çıplak soyunmuş ve bu fotoğraf çekilmiş. Tabi hem çekmeden önce hemde pazardaki kadınlar nedeniyle mahrem yerlerini kaban tarzı bir giysiyle örtmüşler. Yanındaki adamsa muhtemelen köyden seyyar satıcı. Ağzında sarma sigarası. Kadınlara birşeyler satıyor veya muhabbet ediyorlar. Kadının belindeki peştemal yöresel bir örtüdür. Örtü diyorum çünkü bir giysi gibi değildir. Kadınlar eteklerinin üzerlerine dolayıp düğümle bağlarlar. Çok amaçlı kullanımı vardır. Bazen bahçede sebzeleri bunun içine toplarlar. Bazen çıkartıp hertürlü ihtiyaç için kullanırlar. Şimdilerde ise turustik amaçlı tezgahlarda satılmakta ama kimse kullanmamakta. Deli Yûnise geri dönelim. Ben askerliğimi kısa dönem olarak 6 ay yaptım. Askerliğim bitince ilk önce köye anne babamın yanına gittim. Her köye gittiğimde ise ebem olan Zeynep teyzeme uğrardım. Yaşlıydı evden çıkmazdı hiç. Kendi zaruri ihtiyaçlarını anca görürdü. Geçenlerde köyün en yaşlısı olduğu için kendisini ziyarete gelip sağlığını sıhhatini sormak isteyenlerden bulaşan covid19 dan kendisini kaybettik. Bu konuda ne söylesem boş. Allah rahmet eylesin. Ziyaretine gitmiştim. Sordu kaç ay askerlik yaptın diye. Kısa dönem 6 ay dedim. Güldü. Onda ne varmış. O da askerlik mi. Bizim deli yûnis bile tam 6 ay askerlik yaptı. İnandıramadılar askerliğe elverişli olmadığına. Sorduk askerden geldiğinde " La Yûnis naptın nasıl ikna ettinde çürük alıp geldin?  Kepime s*ıçtım." Demiş 😂 Güldük eğlendik. Anlatmayı pek severdi. O anlattı biz dinledik. Bende sizlere bu fotoğrafı görünce yazmak istedim. Fotoğrafıda facebookta Giresun sayfasında gördüm. Hikayelerini babalarından duymuş. Fotoğraflada paylaşmış kimdir necidir diye. Yani bizim Yûnisin hikayeleri köyden Giresuna kadar inmiş. Sizlerede ulaşsın istedim.

Ergün Fatsa

Benliğinde esir, düşlerinde hür... Biraz benliğimden biraz düşlerimden yansımalar paylaşacağım kendime.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Instagram