Bazı yayın evlerinin cinler olarak çevirmiş olduğu bu kitap, İş Bankasında ve okuduğum İlya yayınlarında ecinniler olarak çevrilmiş ki bu kulağa daha güzel hitap ediyor bence. Merak edip arka kapağı çevirdiğimizde Dostoyevskinin suç örgütleri için bu ismi kullandığını öğreniyoruz. Kitabın 2. Ciltinin son bölümlerinde ise İncilde gecen bir kıssadan dolayı bu ismin konulma mantığını daha da kavrıyoruz. Kitapla ilgili özellikle şunu belirtmek isterim ki Dostoyevskinin diğer kitaplarında bu kadar isim kargaşası yaşamamıştım. Ben saymadım ama kitap yorumlarında 50 küsür karakter barındırdığını yazmışlar. Bundan dolayı okurken isimleri birbirine karıştırdım. Sizde benim gibi isim tutma konusunda sıkıntı yaşıyorsanız ayraç olarak not kağıdı kullanıp bahsi geçen isimleri ve karakter hakkında bikaç bilgi yazabilirsiniz. Kitabın konusuna gelecek olursak Çarlık Rusyasının son demlerinde ortaya çıkan siyasi örgütlenmeleri ve bu çerçevede işlenen suçları konu alıyor. Sosyalist olan Dostoyevskinin idam hadisesinden sonra ele aldığı kitaplardan olan Ecinniler kitabında, fikrini değiştirdiğini açıkça görebiliyoruz. Böyle bir dönemde olayların sonuçlanmasını bekleyip duruma göre pozisyon alması beklenirken o bütün eleştiri oklarını üstüne çekip korkusuzca düşüncelerini yazmaktan geri durmamış. Öyle ki kitabın ilk bölümlerinde on yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz edilerek öldürüldüğünü anlatmış ancak yayın evlerince sansüre maruz kalması sonucu bu bölümleri kaldırmak zorunda kalmıştır. Bu bilgiyi öğrendiğimde kitabın etkisi daha da büyüdü içimde. Sizler de siyasal ve teolojik tartışmalardan hoşlanıyorsanız benzeri yazılması olanaksız görülen bu kitabı zevkle okuyabilirsiniz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder